Kayıtlar

Ocak, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sen & Ben davası

Ben olmadan sen  olamaz ve  sen olmadan da ben. Keşke; “ ben “ sözü  “ sen “ kadar masum olabilseydi ya… Benliğinde “ sen’i ” barındırmıyorsa işte o çok aşağılık…

Doğru & Yanlış

Doğrunun içinde yanlış ve yanlışın içinde doğru vardır! Saf olarak tek düze bilinç ancak Rab katındadır. İnsan tamam olmak ister, Tam olmak İçin tamamlayanı bulmak icap eder Birbirini tamamlamayı düşünmeyenler, bir araya gelmesin!…  Hem manevi hem maddi!

Nasılsınız?

Bilmem bir haldeyim Geçiyor bir mevsim Hayat kısa ki kader Dert elinden avare kederim Garip bir haldeyim Vuslat için yanar yüreğim Vakit dar elbet geçer  Dört mevsim bil kaderim Her halimize gerek şükür Rabbim her hale hamdolsun  Rahman ve Rahim olan an Takdir-i ilahi hep, her yaşanan

Aşkın yolculuğu

Aşk bir yoldur, yolda olmaktır. Varlıkta yol bulup vuslata ermektir. Okyanusun alevinde,  bürudeti hissetmektir. Sevmekten ziyade sevilmektir. Bir gönülle gönül eğlemek yerine bütün gönüllere gül olup, gül koklatmaktır. Gelmeden önce; herşeyi bildiği, yolda unuttuğu… Bu hayata bilerek tutunmak ve bilmeden, bilemediğini bilerek yaşamda yol almak,  hem yolun kendisi hemde o yolda en sadık yolcu olmaktır.

Hayat

Uyuyanı, uyandıracak insanların varlığıdır. Hz. Rasûlullâh (aleyhisselâm) onu da şöyle açıklıyor: “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar!” Şimdi lütfen bu cümleye iyi dikkat edin... “İnsanlar uykudadır...” diyor!.. Beyazlar, zenciler, Araplar, Türkler gibi ırk ayırımı yapmıyor.  Nerede, hangi ortamda, ne yaşamda, ne millette, ne kavimde olursa olsun, bütün insanlar uykudadır!.. Ancak, uyanma hükmünü neye bağlıyor?.. Rasûlullâh (aleyhisselâm)’ın açıklamasının devamı da şöyle: “...ölünce uyanırlar”!.. Ayrıca bu konuyla ilgili şu açıklaması da var... “Ölmeden evvel ölünüz”, ki uykudan uyanmış olasınız.

Tarih & Hayat

Bütün meselede buydu ya!… Olmak ya da olmamak… Ölmüşlerin kavgası olarak bakılırsa bu olmak fiilini kökten kaçırdığımız vechiyle ; Ölmüşlerin kavgası elbette yaşayanlara   vabestedir. Aksi kabul edilemez ve dahi inkar edilemez bir gerçeklikte şimdikilerin kavgaları da yarınlarda varlık bulmak için aslında bir savunmaydı!… Sahi tarih neydi? Düşünmeyene bir anlam ifade etmediği bir gerçeklikte;  yaşayan ceset olmaktan ileri gidemeyecektir… Değil mi?